1. Haberler
  2. Gündem
  3. Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporu…”Türkiye, demokratik reformların yetersizliği nedeniyle AB fırsatını kaçırıyor”

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporu…”Türkiye, demokratik reformların yetersizliği nedeniyle AB fırsatını kaçırıyor”

Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen 2025 yılı raporunda, AB genişleme politikasının son zamanlarda yeni bir ivme kazanmasına rağmen "Türkiye'nin demokratik reform eksikliği nedeniyle bu fırsat penceresini kaçırdığı" ifade edildi. Raporda, Parlamento'nun Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yaptırım listesine alınması yönünde AB'ye yapılan çağrısı da yer aldı.

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporu…”Türkiye, demokratik reformların yetersizliği nedeniyle AB fırsatını kaçırıyor”
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haber: Melis YILDIRIM

(ANKARA) – Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen 2025 yılı raporunda, AB genişleme politikasının son zamanlarda yeni bir ivme kazanmasına rağmen “Türkiye’nin demokratik reform eksikliği nedeniyle bu fırsat penceresini kaçırdığı” ifade edildi. Raporda, Parlamento’nun Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yaptırım listesine alınması yönünde AB’ye yapılan çağrısı da yer aldı.

Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda bugün, Türkiye raporu oylanarak kabul edildi. Raporda, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) katılım sürecinin liyakate dayalı, normatif ve pazarlık odaklı olmayan niteliğine vurgu yapıldı. Sürecin Kopenhag kriterlerinin yerine getirilmesine bağlı olduğu ve herhangi bir tarihle sınırlı olmadığı hatırlatılarak, “Avrupa Parlamentosu, bu kriterlerin karşılanmasının, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, azınlıklara saygıyı ve azınlıkların korunmasını, iyi komşuluk ilişkilerini, tüm üye devletlerin tanınmasını, uluslararası hukuka saygıyı ve AB’nin ortak dış ve güvenlik politikasıyla uyumu güvence altına alan istikrarlı kurumları gerektirdiğini vurgular” ifadelerine yer verildi.

“TÜRKİYE’NİN AB KAPISINDA BEKLETİLDİĞİNDEN YAKINMAK YERİNE EYLEME GEÇİN”

Raporda Türk Hükümeti, “Türkiye’nin AB kapısında ne kadar uzun süre bekletildiği” yakınmak yerine, eyleme geçmesi, hukukun üstünlüğü, insan hakları, demokratik, standartlar, basın özgürlüğü ve diğer temel özgürlükler ile iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuka saygı gibi alanlardaki eksiklikleri gidermeye yönelik tedbirler almaya davet edildi. 

Metinde, “Avrupa Parlamentosu, katılım sürecinin 2018’den bu yana durmuş olmasını yinelemekle birlikte, Türkiye’nin stratejik öneme sahip bir ülke, bir NATO müttefiki ve ticaret, ekonomi, göç yönetimi, dış politika ve güvenlik politikası gibi alanlarda AB ile çok katmanlı ilişkilere sahip bir ortak olmaya devam ettiğini belirtir. Türkiye’nin bölgesel güvenlik ve istikrar açısından, ayrıca Rusya’nın saldırganlığı karşısında Ukrayna’nın güvenliği bakımından önemini vurgular; ancak dış politikadaki artan görüş ayrılıklarının Avrupa güvenlik ve savunma mimarisiyle bağdaşmasının güç olduğunu ifade eder” değerlendirmesine yer verildi. 

Parlamento’nun, Türkiye’deki hukukun üstünlüğünün ve yargı bağımsızlığının ciddi şekilde aşınmasının, Cumhurbaşkanlığı sisteminin derinden yerleşmiş otoriter yorumu çerçevesinde devam etmesinden büyük endişe duyduğuna yer verilerek, Türk yargısının siyasetçilere, gazetecilere, avukatlara, aktivistlere, sanatçılara ve eleştirel bir ses yükseltmeye cesaret eden herkese uyguladığı baskı ve keyfi yasal süreçlerin kınandığı ifade edildi. 

“HÜKÜMET DESTEKÇİLERİYLE MUHALEFET MENSUPLARI AYNI MUAMELEYİ GÖRMÜYOR”

Kamu görevlilerine hakaret veya yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili davalarda çifte standart sergilenmesinin yaygınlığından endişe duyulduğu kaydedilirken, “(Parlamento) hükümet destekçilerinin muhalefet mensuplarıyla aynı şekilde muamele görmediğini kaydeder; ayrıca siyasi davalarda görev yapan hakimlerin görevden alınması ve keyfi biçimde yerlerinin değiştirilmesi şeklindeki hukuka aykırı uygulamayı kınar; bunun sürecin tarafsızlığını ciddi şekilde etkilediğini belirtir; Türk yargısını, özellikle kamuoyunda dikkat çeken davalarda sıkça başvurulan ve delillerin doğrulanmaksızın kabul edildiği gizli tanık ifadelerinin kullanılmasına son vermeye çağırır; bunun adil yargılanma hakkının açık bir ihlalini oluşturduğunu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadına aykırı olduğunu vurgular” denildi. 

Raporda, “Avrupa Parlamentosu, AB genişleme politikasının şu anda yeni bir ivme kazanmasına rağmen, Türkiye’nin demokratik reform eksikliği nedeniyle bu fırsat penceresini kaçırdığını üzüntüyle not eder” denilerek, bu fırsatı değerlendirmenin ilk adımının AİHM ve Türkiye’deki Anayasa Mahkemesi kararlarına uymak olduğu belirtildi. Söz konusu kararların göz ardı edilmesinden endişe duyulduğu belirtilen Raporda, “(Parlamento) Türk makamlarının, eski HDP eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi önde gelen isimler ve insan hakları savunucusu Osman Kavala’yı siyasi gerekçelerle tutukluluklarının devamı kararlarını en güçlü şekilde kınamaktadır; derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalarını talep etmektedir. Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmak yerine, 6 Ocak 2026 tarihinde, 2015 yılında yaptığı konuşmalara dayalı farklı bir davada bir yıldan fazla ek hapis cezasına çarptırılmasını dehşetle karşılamaktadır” ifadeleri kullanıldı. 

Son bir yılda özellikle CHP’ye yönelik davalara değinilen raporda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun görevden uzaklaştırılması ve tutukluluğunun devam etmesinin kınandığı kaydedildi. Raporda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan ve 21. Olağanüstü Kongrelerini iptal ederek, Özgür Özel’in yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve getirilmesi yönündeki kararın reddedildiği belirtildi. Metinde, “(Parlamento) Akın Gürlek’in sorumluluğunda hazırlanan ve İmamoğlu’nun geniş bir suç şebekesine liderlik etmek ve iki bin 430 yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanabilecek 142 suç işlemekle suçlandığı yaklaşık dört bin sayfalık iddianamenin kabul edilmesinden derin endişe duyar” denildi. 

“HAKSIZ ŞEKİLDE TUTUKLU BULUNAN TÜM GAZETECİLER SERBEST BIRAKILMALI”

Türkiye’de medya ve basın özgürlüğü alanındaki gelişmelere de yer verilen raporda, devam eden “soruşturma, sansür ve tacizden üzüntü duyulduğu; bu durumun, “gazetecilerin mesleki görevlerini yerine getirmelerini ve demokratik bir toplum için temel olan kamuoyunu bilgilendirmelerini engellediği” belirtildi. TELE1 televizyonuna kayyım atanmasının “medya özgürlüğüne yönelik kasıtlı bir saldırı” olarak değerlendirildiği ifade edilen raporda, tutuklanan gazeteciler Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, Furkan Karabay, Sedef Kabaş, Fatih Altaylı ve İsmail Arı’nın durumlarının takip edildiği not edildi. Raporda, “haksız şekilde tutuklu bulunan tüm gazetecilerin derhal serbest bırakılması” çağrısında bulunuldu. 

Taslak raporda, Türk makamlarının kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ilişkin etkili tedbirler alması çağrısı yapıldı. Ayrıca, “(Parlamento) 2025’in ‘Aile Yılı’ ilan edilmesine rağmen, Türk Hükümeti’nin cinsiyet eşitliğini bir tehdit olarak hedef alan, kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü daha da azaltan ve kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddeti çoğu zaman özel bir aile meselesi olarak ele alan, cezasızlığa katkıda bulunan son derece ideolojik ve gerici bir yaklaşımı tercih etmesinden üzüntü duymaktadır” ifadelerine yer verildi. 

BAKAN GÜRLEK’İN YAPTIRIM LİSTESİNE ALINMASI ÇAĞRISI

Parlamento, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi’ne, “İnsan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ve kasıtlı ihlallerinden sorumlu Türk yetkililere karşı, AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında, AB’deki varlıkların dondurulması da dahil olmak üzere, kısıtlayıcı tedbirlerin değerlendirilmesi” çağrısında bulundu. Devamında, “Bu yetkililer arasında, kayyum rolünü üstlenenler ve onları atayan kişiler veya devletin baskıcı mekanizmasında kilit rol oynayanlar, örneğin eski İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek de bulunmaktadır. (Parlamento) Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasından dehşete kapılmıştır. Bu durum, kariyeri boyunca her zaman siyasi bir gündemi takip eden bir aktör olduğunu göstermektedir” denildi. 

Terörsüz Türkiye sürecinde, terör örgütü PKK’nın feshedilmesi gibi önemli atılımlara zemin hazırlayan çabalarından dolayı Türk yetkililerinin tebrik edildiği kaydedilen raporda, “Avrupa Parlamentosu, Türk Hükümeti’nin zamanında ve kararlı adımlar atmamasını üzüntüyle karşılamaktadır. Zira bu hükümetin oyalama taktikleri ve sürecin sonraki adımlarına yönelik tutumu, süreci daha kırılgan ve dış gelişmelere karşı daha savunmasız hale getirirken, daha fazla kutuplaşmaya zemin hazırlamıştır” değerlendirmesi yapıldı. 

Raporda, ekonomi yönetiminde makroekonomik istikrar ve reform programının enflasyonu düşürürken büyümeyi koruma konusundaki kararlılığı memnuniyetle karşılanarak, bu durumun Türk lirasına olan güveni artırdığı belirtildi. Devamında, “(Parlamento) bu çabalara rağmen ekonomik durumun hala kırılgan ve ortodoks olmayan para politikasının sonuçlarının yaşam maliyetini etkilemeye devam ettiğini belirtmektedir; bu yolda ilerleyebilmek için sıkı bir para politikası ve ihtiyatlı bir maliye politikası gerekeceğinden, savunmasız kesimleri, özellikle de emeklileri korumak için önlemler alınması gerektiğini vurgulamaktadır” denildi.

AB’YE “KIBRIS ÖZEL TEMSİLCİSİ” ATAMA ÇAĞRISI

Türkiye ile Yunanistan arasındaki yakınlaşmaya değinilen raporda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in yaptığı görüşmeler gibi üst düzey görüşmelerin memnuniyetle karşılandığı kaydedildi. Raporda Türkiye’nin casus belli (savaş nedeni) tutumunu sürdürmesinden “endişe duyulduğu” belirtildi. Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’de tepki gösterdiği kimi olayların “kınandığı” ifade edildi. Parlamento’nun Kıbrıs konusundaki son temaslar ve gelişmelerden duyduğu memnuniyete yer verilen raporda, Avrupa Komisyonu’na yeni bir AB Kıbrıs Özel Temsilcisi ataması çağrısı yinelendi. 

Raporda, “Türkiye’nin İran ile yakın diplomatik, ekonomik ve enerji ilişkileri konusunda, düzenli üst düzey temaslar, sürdürülen ticari ilişkiler ve İran doğal gazının devam eden ithalatından” endişe duyulduğu kaydedildi. Ayrıca, ABD’de görülen Halkbank davasıyla ilgili son gelişmelerin takip edildiği de ifade edildi. 

TÜRKİYE-ERMENİSTAN NORMALLEŞMESİ KAPSAMINDAKİ ADIMLAR OLUMLU KARŞILANDI

“Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine, uzlaşma, iyi komşuluk ilişkileri, bölgesel istikrar ve güvenlik ile sosyo-ekonomik kalkınma yararına” destek verildiği belirtilerek, “(Parlamento) belirli vize prosedürlerinin kolaylaştırılması, üçüncü ülke vatandaşları ve diplomatik pasaport sahipleri için sınırın açılmasına yönelik hazırlıklar ve Türk Hava Yolları’nın doğrudan uçuşlarının yeniden başlatılması gibi gelişmeleri olumlu karşılar” denildi. 

Raporda, “Gümrük Birliği’nin tam olarak uygulanması ve modernize edilmesi gerektiği” belirtilerek, “Avrupa Parlamentosu, AB ve Türk ekonomilerinin geniş kesimlerinin bu aracın güncellenmesine atfettiği önemin farkındadır; 30 yılı aşkın süredir yürürlükte olan bu aracın güncellenmesini desteklemeye hazır olduğunu belirtmektedir; her iki taraf için de önemli ekonomik ve stratejik faydalar içerebilecek, ticareti, yatırımı ve tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendiren, dijital ve yeşil dönüşümü, kamu alımlarını ve sürdürülebilir kalkınma taahhütlerini teşvik eden ve AB ile Türkiye’nin ekonomik güvenliğine katkıda bulunan daha geniş kapsamlı, karşılıklı yarar sağlayan bir Gümrük Birliği’nin geliştirilmesini desteklemeye hazırdır” görüşüne yer verildi. 

ÜYE ÜLKELERE VİZE SÜREÇLERİNİN KOLAYLAŞTIRILMASI ÇAĞRISI

Vize serbestisi için gerekli kriterlerin karşılanmaması konusunda Türkiye’nin “hiçbir ilerleme kaydetmemiş olmasından” üzüntü duyduğu ifade edilerek, “(Parlamento) Türk vatandaşlarının, artan talep ve sistemin kötüye kullanılacağına dair endişeler nedeniyle Üye Devletlere yaptıkları vize başvurularında sorunlar yaşamasından üzüntü duymaktadır; vizeye erişimi iyileştirme konusundaki siyasi kararlılığı kabul eder ve kalan teknik ve idari engelleri gidermek için her iki taraftan da yoğun çabalar gösterilmesini ister” denildi. Parlamento, Üye Devletlere bu alana ayrılan kaynakları artırması çağrısında bulunurken, ticari faaliyetlerde bulunan insanlar ve Erasmus öğrencileri için vize sürecinin kolaylaştırılmasına yönelik önlemlerin desteklendiğini bildirdi. Devamında, “Parlamento, Türk Hükümeti’nin sayısı bilinmeyen hizmet (gri) pasaportlarının kötüye kullanması ve herkesin yararına olabilecek bir çerçeveye doğru ilerlemek için gerekli adımların atılmamasını üzüntüyle kaşılamaktadır” ifadeleri kullanıldı.

“MEVCUT KOŞULLARDA KATILIM SÜRECİ YENİDEN BAŞLATILAMAZ”

Raporda, şu değerlendirme yapıldı:

“Avrupa Parlamentosu, Türk toplumunun büyük bir kesiminin demokratik ve Avrupa yanlısı özlemlerini kabul etmekle birlikte, Türk Hükümeti’nin demokrasi alanındaki temel eksiklikleri gidermek için gerekli adımları atmadığını, Türkiye’nin AB katılım sürecinin mevcut koşullarda yeniden başlatılamayacağı yönündeki görüşünü yineler. Parlamento, Türkiye’deki muhalefet figürlerinin yeniden diyalog kurulması ve katılım müzakerelerinin yeniden başlatılması yönündeki son çağrılarını dikkate almakta ve bu yenilikçi ve cesur yaklaşıma takdirini ifade etmektedir; ancak Türk Hükümeti’nden somut ve inandırıcı adımlar yoluyla AB yoluna yeniden taahhüt göstermeye istekli olduğuna dair açık bir sinyal gelmedikçe bu yaklaşımı destekleme konusunda şüpheci kalmaktadır.” 

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporu…”Türkiye, demokratik reformların yetersizliği nedeniyle AB fırsatını kaçırıyor”
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.